12 Aralık @ 19:00 – @ 21:30
Travma; kayıp, afet, şiddet, yoksulluk, cinsel istismar gibi birçok zor olguyu içinde barındıran bir kavram. Yapılan çalışmalar travmadan etkilenen bireylerin bu zor süreçle başa çıkmada başarısız olduğu durumlarda; yaşamına devam etmekte güçlük yaşadığını, uyum güçlüğü çektiğini, kimi zaman öfkeli hırçın, kimi zaman edilgen ve sessiz, ama çoğunlukla tedirgin bir kişi hale geldiğini gösteriyor. Bu süreç aylar, yıllar boyunca, bazen bir yaşam boyu sürebiliyor. Kimi zaman, travmanın etkisiyle yaşanamamış çocukluk ve yetişkinlik, dünyaya ve insanlara güven kaybı gibi etkileriyle travma; Judith Herman’ın deyimiyle “sessizliğin güçsüzlük acısı” olarak kişinin yaşamına damgasını vuruyor.

Başta bireysel ve sosyal ilişki ağları, destek, dayanışma, ve psikiyatri uygulamalarının yanında, sanat ve çeşitli sanatsal yaklaşımlar, “travmaya uğramış sessiz bireyin” duygularını fark etmesi, bunları paylaşması, giderek konuşan ve travmasını dile döken bir özne haline gelmesi ve travmanın işlenip anlamlandırılmasının bir sonucu olarak bireyin normal yaşamına dönmesi açısından son derece önemli araçlar olarak gösteriliyor.

ETKİNLİK DETAYLARI İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ